Yamaha Portasound PSS-570
1987 yılında bir beyazeşya ve elektronik mağazasında hatırlıyorum kendimi. Bir yanda sıra sıra, boy boy orglar, diğer yanda yeni çıkmış ve herkesin ilgisini çeken bilgisayarlar... Kuzenimin küçük orgunun çocukluğumdan beri içimde yarattığı hevesle hiç düşünmeden kararımı veriyorum: Org! O zamanlar orglardan hiç mi hiç anlamıyoruz. Benim için tek farkeden şey büyük ve siyah bir org olması, ışıklarının çokluğu ve arkasında kocaman harflerle YAMAHA yazıyor olması!
Evet, yıllarca tuşlarına binlerce kez basacağım ve şehirden şehire taşıyıp en değerli eşyam sayacağım PSS-570'i böyle bir günde almıştık. Eve getirip yemek masasının üzerine kurduğumuzda masanın bütün genişliğini kapladığını görüp zevkten dörtköşe olmuştum! 8 yaşındaki bir çocuğa göre hayli büyük olan orgum beni taa 18 yaşıma kadar idare edecekti. Özelliklerini ve çalmayı bilmeden uzun süre oyun oynar gibi kurcaladığım ve kendimce kulaktan melodiler çıkardığım orgumun hakkını tam olarak ancak ortaokuldayken vermeye başlayacaktım.
Annemin tanıdığı bir müzik öğretmeninden ders almaya başladığımda aynı zamanda iki elle çalmayı da öğrendim. Notanın, akorun ne olduğunu, ritimleri, tempoyu ve diğerlerini bana gösterdiler. Yetenekli bir çocuğa sevdiği bir oyuncak verir, bir de üzerine onu kursa yollarsanız bütün potansiyelini kullanır. Kısa zamanda çok yol katetmiştim. PSS-570'in sahip olduğu synthesizer sayesinde onlarca değişik ritim ve ses ürettim ve kaydettim.
Kuşkusuz orgumla en çok lisedeyken ilgilendim. Klasik müziği keşfettikten sonra Mozart ve Beethoven'ın piyano için eserlerini çalmaya çalıştım. Hiç unutmam, bir kasetten binlerce kez ileri geri sararak dinleyip notalarını çıkarttığım Türk Marşı ve Für Elise, artık orgu açar açmaz kendi kendilerine çalınmaya başlamışlardı.
Lise 2. sınıftayken arkadaşlarla oluşturduğumuz rock grubunda bile hala PSS-570 kullanıyordum. Gerçi artık tuşları küçük, oktavı yetersiz gelmeye başlamıştı ve tuş hassasiyeti ve daha gerçekçi bir piyano sesi bekler olmuştum ama elimdekiyle yetinmeliydim.
Yapı Kredi Genç Pop Şarkı Yarışması için kaydettiğimiz beste Sen İstersen'in girişi PSS-570'in akor sesiyle başlar. O kayıtta sanırım benim org zirveye ulaşmıştı ve artık yapabileceklerinin tümünü yapmış bir org olarak emekliliği haketmişti! Artık huzur içinde dinlenmeye çekilebilirdi.
Üniversite'ye girişle birlikte artık orgdan gitara yöneldim ve orgumu nadiren elime aldım. Halen sapasağlam ve tüm fonksiyonları çalışır vaziyette duran orgum 1987 yılında fabrikadan çıktığından beri 15 yıldan fazla olmasına ve internetteki teknoloji müzesi sitelerinde yerini almasına rağmen hala benim gözbebeğim ve tek orgum!
Evet, yıllarca tuşlarına binlerce kez basacağım ve şehirden şehire taşıyıp en değerli eşyam sayacağım PSS-570'i böyle bir günde almıştık. Eve getirip yemek masasının üzerine kurduğumuzda masanın bütün genişliğini kapladığını görüp zevkten dörtköşe olmuştum! 8 yaşındaki bir çocuğa göre hayli büyük olan orgum beni taa 18 yaşıma kadar idare edecekti. Özelliklerini ve çalmayı bilmeden uzun süre oyun oynar gibi kurcaladığım ve kendimce kulaktan melodiler çıkardığım orgumun hakkını tam olarak ancak ortaokuldayken vermeye başlayacaktım.
Annemin tanıdığı bir müzik öğretmeninden ders almaya başladığımda aynı zamanda iki elle çalmayı da öğrendim. Notanın, akorun ne olduğunu, ritimleri, tempoyu ve diğerlerini bana gösterdiler. Yetenekli bir çocuğa sevdiği bir oyuncak verir, bir de üzerine onu kursa yollarsanız bütün potansiyelini kullanır. Kısa zamanda çok yol katetmiştim. PSS-570'in sahip olduğu synthesizer sayesinde onlarca değişik ritim ve ses ürettim ve kaydettim.
Kuşkusuz orgumla en çok lisedeyken ilgilendim. Klasik müziği keşfettikten sonra Mozart ve Beethoven'ın piyano için eserlerini çalmaya çalıştım. Hiç unutmam, bir kasetten binlerce kez ileri geri sararak dinleyip notalarını çıkarttığım Türk Marşı ve Für Elise, artık orgu açar açmaz kendi kendilerine çalınmaya başlamışlardı.
Lise 2. sınıftayken arkadaşlarla oluşturduğumuz rock grubunda bile hala PSS-570 kullanıyordum. Gerçi artık tuşları küçük, oktavı yetersiz gelmeye başlamıştı ve tuş hassasiyeti ve daha gerçekçi bir piyano sesi bekler olmuştum ama elimdekiyle yetinmeliydim.
Yapı Kredi Genç Pop Şarkı Yarışması için kaydettiğimiz beste Sen İstersen'in girişi PSS-570'in akor sesiyle başlar. O kayıtta sanırım benim org zirveye ulaşmıştı ve artık yapabileceklerinin tümünü yapmış bir org olarak emekliliği haketmişti! Artık huzur içinde dinlenmeye çekilebilirdi.
Üniversite'ye girişle birlikte artık orgdan gitara yöneldim ve orgumu nadiren elime aldım. Halen sapasağlam ve tüm fonksiyonları çalışır vaziyette duran orgum 1987 yılında fabrikadan çıktığından beri 15 yıldan fazla olmasına ve internetteki teknoloji müzesi sitelerinde yerini almasına rağmen hala benim gözbebeğim ve tek orgum!
Yorumlar