Kayıtlar

2006 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Nokia 6230

2005 Mart'ında aldığım cep telefonum. 2004 yılının sonunda askere gitmek üzere evden ayrılırken eski telefonum Nokia 5510'u artık kardeşime vermiş, ve 3 aylık yedek subay öğrencilik döneminin sonunda yeni bir telefon almayı planlamıştım. İşte mezun olup dağıtım iznine geldiğimizde aldım 6230'u. Bu modeli seçmemin en önemli nedeni bir arkadaşımın tavsiyesiydi. Kendisi bir süre önce aynı modeli almış ve o günden itibaren de bizi bu telefonun en iyi seçim olduğu konusunda ikna etmeye çalışmıştı. Aslında biz de ikna olmaya çoktan hazırdık, zira 6230 ilk çıktığında belki çok dikkat çekmedi ama bizi epeyce heyecanlandırmıştı. Bir kere o zaman kullanılan telefonlarda ya kamera, ya da mp3 çalar bulunuyordu. Ama 6230'da hem kamera, hem mp3 çalar, hem radyo, hem hafıza kartı hem de gprs üzerinden yüksek hızlı internet bulunuyordu. Açıkçası bu telefon o zaman için hayli fazlaydı. Reklam panolarındaki reklamlarında sadece bir sözcük vardı: Yetenekli. İşlevsel olduğu kadar şık ...

SuSE Linux 10.0

Hatırladığım kadarıyla 6.3 sürümünden beri SuSE'yi görmemiştim. Bilgisayarımdaki işletim sistemi internet kaynaklı sorunlardan dolayı problem çıkarmaya başlayınca, ne zamandır aklımda olan Linux kurma düşüncesi yeniden alevlendi ve eski bir SuSE kullanıcısı olarak SuSE'nin son sürümünü denemeye karar verdim. SuSE Linux 10.0 Professional DVD'sini sürücüye takıp bilgisayarı açtığımda aradan geçen zamanda ne kadar çok yol katedilmiş olduğunu gördüm. Benim bıraktığım zamanda X ortamı yavaş yavaş varsayılan hale gelmeye çalışıyordu. Çekirdek sürümü 2'nin altındaydı, açılış yöneticisi olarak lilo kullanılıyordu. Oysa artık başlangıçtan itibaren herşey büyüleyici güzellikte. İşletim sisteminin güvenilir olduğunu hissediyorsunuz. İlgisiz kilitlenmeler ya da anlamsız hata mesajları yok. Bunlar Linux'un genel özellikleri ama ben SuSE 10.0 ile aslında Linux'a yeniden alışıyorum. Elimde CD yerine DVD olması sayesinde, kurulumda varsayılan olarak gelmeyen paketleri kolay...

Joomla!

Joomla!, php ve mysql tabanlı bir içerik yönetim sistemi. Eskiden php-nuke kullanırdık, sonra Mambo çıktı. Joomla! ise (adı arapça sözcük cümle'den geliyor) Mambo'nun devamı aslında. Kendi web sayfasını yapmak isteyenlere (bkz : bedava php hosting ) Joomla!'yı öneririm. Open Source Matters adlı bir topluluk tarafından geliştirilen bu paket, kurulumu ve yönetilmesi çok basit ve gelişmiş bir sistem. www.joomla.org

Bedava PHP Hosting

Aşağıdaki yazı, Hakan Demiray'ın Dmry.Net adresinde yayımlanan makalesinden alınmıştır. (Serdar) Bedava Php Hosting Bir süredir Andaç arkadaşım ile bedava sunucu aramaktaydık. Kendisi fanatik cimbomludur Ultraslan adında bir site kurabilir miyiz baba? dedi. Tamam Andaç dedim, bakalım neler yapacağız. Başta yerel sunucu üstünde siteyi hazırladık. Evet evet phpnuke ile.. Daha sonra internete yollamaya ve yönlendirme bir domain almaya geldi sıra. Gelin görünki tek bir bedava hizmet sunan php sunucusu bulamadık. Evet aslında lycos var ama onun da devasa frame reklamları var. O yüzden onu eledik. Bir süredir çok iyi hizmet sunan 100webspace sitesi de hizmetlerini ülkemize kapatınca biz açıkta kaldık Andaç’ın yoğun araştırmaları sonucunda bedava php sunucuları bulabildik. İşte sizlerle onları paylaşıyorum byethost.com Alan: 100 - 150 - 250 [MB] Bant Genişliği: 20 - 30 [GB] Özellikler: Mysql, php, subdomain, cpanel, ftp Kayıt Adresi: http://byethost.com/index.php?page=plans Rekl...

Pardus

Pardus, TÜBİTAK - UEKAE (Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü) tarafından geliştirilen, Linux temelli bir işletim sistemi. Şu anda CD'den çalışan ve kurulabilen olmak üzere iki sürümü mevcut. Ben Pardus'u kendi bilgisayarıma kurdum ve naçizane izlenimlerimi yazacağım. Öncelikle Pardus, Linux dağıtımları arasında en kolay kurulanlardan biri. Öyle ki siz CD'yi takıp kurulmasını bekliyorsunuz, o bütün donanımları tanıyor ve gerekli sürücüleri yüklüyor. Size bilgisayarın adı, kullanıcı şifresi gibi birkaç soru sorduktan sonra da açılıyor. İlk açılışta televizyon seyrettiğimi söylersem bu bakımdan XP'den bile daha iyi olduğunu anlayabilirsiniz. Benim düşünceme göre Pardus, bilgisayarını ofis uygulamaları kullanmak, internete girerek surf yapmak ve haberleşmek, müzik dinleyip film izlemek gibi amaçlar için kullanan, yazılım geliştirme, sistem yönetimi vb ileri düzey uygulamalarla pek bir ilgisi olmayan kullanıcılar için geliştirilmiş. Bu yargıya nereden var...

Pandora

Music Genome Project adlı bir çalışma sayesinde artık müzik parçaları sahip oldukları niteliklere göre (melodi, armoni, ritim, enstrümantasyon, orkestrasyon, aranjman, sözler ve yorum ile vokal armoni) çözümlenerek adeta genetik şifreleri çıkarılabiliyor. 2000 yılından beri devam eden çalışma sonucunda yaklaşık 10,000 sanatçıya ait 300,000'in üzerinde parça sisteme dahil edilmiş. İşin en keyifli yanıysa web tabanlı olarak kullanılan müzik dinleme arayüzü: Pandora . Burada açılan bir müzik çalar, ilk olarak sizden bir sanatçı ya da şarkı adı istiyor. Daha sonra girdiğiniz örnek temel alınarak bir koleksiyon oluşturuluyor ve bu örneğe benzeyen tüm şarkıları sırayla dinlemeye başlıyorsunuz. Olayı daha da renkli hale getiren bir sürü de ek özelliği var. Benim Pandora'da severek dinlediğim parçaların bir listesi için şu adrese bakabilirsiniz: http://www.pandora.com/people/srd307 2009 yılından not: Bir süredir Pandora'ya Türkiye'den erişilemiyor.